1 Ekim 2013 Salı

Defne ile Ek Gıda Yeniden...

 
 
Defne'nin bir günlük yemek listesini yazmak istiyordum ne zamandır da bir türlü fırsatım olmuyordu, şimdi çocukları oyuncakların başına oturtup yazmaya başladım.Bitirebilir miyim bilemeden...

Bu aralar biraz öksüren Defne için İpek Hanımın Çiftliğinden öksürük pekmezi aldık sabahları uyandığında ilk işimiz 1 tatlı kaşığı pekmez yedirmek oluyor.
Sonrasında alt-üst değiştirme yüz yıkama vs derken yarım saat kadar oyalanıyorum ki pekmezin demiri emilsin.
Kahvaltısını aslında bulamaç vermek istemiyordum hep söyledim bunu ama tek tek yedirmek zor, yutamıyor.Haşlanmış yumurtayı özellikle oldukça güç yutuyordu.Bu yüzden bulamaça döndük en azından dişleri çıkana kadar...

Her gün farklı hazırlıyorum kahvaltıyı ama demirbaşlarımız %100 keçi peyniri ve haşlanmış yumurta sarısı oluyor. Mesela bir gün kuru meyve püresi ile peynir-yumurta, diğer gün taze meyve püresi(muz favorimiz) ile peynir-yumurta, ertesi gün yulaf unu ile muhallebi yapıp peynir-yumurta ekliyoruz.Böyle çeşitli tatlar öğreniyor bence...Tabii her kahvaltıya 1 çay kaşığı kadar keçiboynuzu tozu ekliyorum.

Sonra öğleye kadar bir kaç kez anne sütü alıyor.
Öğlen için genelde sebze püresi yapıyorum.Buharda haşlanmış iki çeşit sebzeden oluşuyor, çok karıştırmaya gerek duymuyorum.

Yine ara öğün olarak anne sütü :) Ve ikindi saatlerinde ev yapımı yoğurt 1 kaseye yakın yiyebiliyor.Bu arada evde yoğurt kalmamışsa organik paket yoğurt alıyorum çok nadiren ama yemiyor, sanki limon yiyormuş gibi tepkiler veriyor. Bu yüzden yoğurt olayına önem veriyorum.
Ve şimdilik sade yoğurt terci ediyorum, 8. aydan sonra sarımsakla yedireceğim.

Akşamları yine sebze püresi olabiliyor ama her öğün taze hazırlıyorum.Arada bir çorba da olabiliyor.Uras için zaten mutlaka çorba yapıyorum onu bazen tuz ve baharat eklemeden önce Defne'ye yediriyorum.Bunun dışında önceki gün Defneye özel kabak dolması yaptım :) Tuz,baharat ve salça eklemeden kıyma, pirinç,soğan,sarımsak, dereotu ekleyerek iyice yumuşayana dek pişirdim, çatalla ezerek yedirdim.Yavaş yavaş kıyma yedirmeye başladık.Babası 3 kez çektiriyor kıymasını ve mutlaka taze kuzu kıyması alıyor.Bunun için sık sık Bursa'ya gidiyor :) Kıyma ve yumurtayı Bursa'nın bir köyünden alıyoruz.Güveniyoruz...

Akşam yine anne sütü ile devam ediyoruz...Şu anda 6,5 aylık ve 10 kilo...Yemekler bu kadar, anne sütünün kalitesini arttırmak için çok iyi besleniyorum.Ve ek gıdaya başlamadan önce de gelişimi çok iyiydi sütüm gerçekten özen göstermeme değiyor ;)

12 Eylül 2013 Perşembe

Kuru Meyve Püresi (6+)


Malzemeler:

  • 2-3 Adet Gün Kurusu Kayısı
  • 1 Yemek kaşığı Dolusu Kuru Üzüm
Yapılışı:
  • Meyveleri yıkayıp küçük bir tencereye alın.
  • 2 Su bardağı su ekleyip haşlayın.
  • İyice yumuşadığında suyu ayrı bir kaba dökün bunu siz çay olarak içebilirsiniz ;)
  • Meyveleri blenderla ezin.
  • Bebeğiniz pütürlü yiyemiyorsa birde tel süzgeçten geçirin.
 
Ben iki çocuğuma da pütürlü yemeğe alıştırdığımdan biz süzgeçten geçirmiyoruz, blenderdan sonra yiyebiliyorlar.
 
Bu püreyi tek başına yedirebileceğiniz gibi, sabah tuzsuz peynirle karıştırabilirsiniz. Yoğurtla olabilir. Hatta sebze ile bile karıştırabilirsiniz, buradan sonrası sizin yaratıcılığınıza kalmış ;)
 

22 Ağustos 2013 Perşembe

Yelabaa Benim Adım Uyas!



Başlığımız son günlerde en çok duyduğumuz sözler...Çevrede tanımadığı kişilere selam verip tanışmak sohbet etmek Uras'ı mutlu ediyor.Pek sosyal bir çocuk!
Geçtiğimiz hafta pikniğe gitmiştik, her masaya gidip kendini tanıttı ''UYAS'' biraz sonra masalardan sesler yükselmeye başladı ''İLYAAAS gel top oyna, gözleme ye gibi gibi...meğer herkes adını İlyas zannetmiş :)))

Uras başından beri öğrenmeye açık, zeki, her öğretileni çabuk anlayan bir çocuktu.Ama bugünlerde daha da çabuk öğreniyor büyüdü galiba bizim minik bebeğimiz.Genel olarak uyumlu, oldukça hareketli, mutlu neşeli bir dönemdeyiz.5-6 ay önceki sinir krizlerimizi atlattık nihayet...

Zor olan benim iki çocuğa alışmam; Defne geceleri çok sık uyanıyor, Uras gündüz uyanık dolayısıyla ben hep uyanık olma durumundayım! Uykusuz ve oldukça yorulduğum bir dönem, geçecek diye kendimi motive ediyorum.Henüz doğum yapalı 6 ay olsa da kilom gebelik öncesinin bile altında 4'le başlayan rakamları gördüm maalesef...Ev işleri, çocuklar, mutfak, az da olsa sosyal hayat, arkadaşlar akrabalar ve eşime vakit ayırayım derken kendime bakamayacak bir durumdayım.Ama halen ayaktayım :)


 
 
Uras kreşi istemiyor bizde zorlamak istemiyoruz biraz daha zaman geçsin bakalım.Evde şahane mi vakit geçiriyoruz verimli olabiliyor muyum tartışılır.İyi beslendiği kesin, yaşına uygun kitaplar okuyorum.Artık şekilleri öğretiyorum, saymayı ilerletiyoruz.İngilizce yavaş yavaş öğretiyoruz.Elbette kreşte daha kaliteli zaman geçirecektir ama o benim yanımda olmak istiyor saygı duyuyoruz fikrine ;)

Uras'ın baba aşkı ve hayranlığı giderek artıyor.Uras'a göre babası her konuda en iyi, en başarılı, mükemmel ne yapsa doğru buluyor.Aslında haksız da değil ;) Babam gibi giyineceğim, babam gibi yemek yerim, babamla işe gideceğim derken artık babası gibi bakıyor, mimikler bile aynı aynı fena takipte!
 

Defne zaten doğduğundan beri gülücük saçan şahane bir bebek, gece uyanmaları dışında beni hiç yormayan uysal, uyumlu tatlı mı tatlı kardeş! Uras hala uzak duruyor ''bana dotunmasın'' diyor. Ama Defne'de Uras'a bayılıyor, Uras'ın her hareketine gülüyor ve sürekli onu takip ediyor.
Babayı Defne'ye yaklaştırmıyoruz(Uras'ın emri ile) ama babası sadece dönüp baksa bile Defne kahkahalara boğuluyor öyle de hayran...

Kızımız da 6. ayında yavaş yavaş ek gıdaya başladık, meyve püreleri veriyoruz şimdilik.Tabii anneanne her fırsatta normal yemekler yedirmeye çalışsada engel oluyorum.Aşılarımız düzenli olarak uygulanıyor.

Mutluyuz, huzurluyuz :))






24 Temmuz 2013 Çarşamba

Menenjit aşısı:Menactra



Menenjit salgınını duyduğumuzdan beri Uras'a aşı yaptırmak istiyorduk. Ama bizim her şeyi erteleme huyumuz vardır, aşıyı bir süre araştırıp bırakmıştık.
Geçtiğimiz ay Uras'ın RSV hastalığı tekrarlayınca 1 hafta hastanede yattı, iyileşip kontrol için tekrar hastaneye gittiğimizde doktorumuz Ela Tahmaz Menactra aşısından bahsetti. Yaptırmamızı önerince (ki doktorumuza sonsuz güveniyoruz) zaten istediğimiz için hemen yaptı.

Küçük bebeklere 2 doz uygulanıyormuş 9. ve 13. aylarda, 2-11 yaş arasındaki çocuklara tek doz uygulanıyor.
Aşı hakkında uzun uzun konuştuk, çünkü daha önce hıb ve pnömokok aşıları yapılmıştı 4 doz ve bunlar menenjitten korunmak içindi.Neden şimdi Menactra diye sordum.

Menenjite yol açan üç farklı bakteri varmış.Bunlar Hib, Pnömokok ve Meningokokal
Bu bakterilerden en sık görüleni Hib ve Pnömokok olduğundan dolayı sanırım devlet bu aşıları karşılıyor. Fakat Meningokokal daha az görülmesine rağmen daha tehlikeliymiş. Virüsün neden olduğu menenjit sağlıklı çocuğu 1 gün içinde öldürme potansiyeline sahipmiş.
Meningokokal menenjitin erken belirtileri, yaygın karşılaşılan solunum yolu enfeksiyonlarına çok benzediği için ayrım yapmak çok zormuş.Bulgular ortaya çıktığında ise çok geç olabiliyor maalesef...

Sağlıklı kişiler dahil her yaş grubu risk altında olmasına rağmen en çok etkilenenler bebek ve çocuklar, dolayısıyla aşı bizim için kaçınılmazdı.

Aşı Türkiye'ye yeni gelmiş olmasına rağmen dünyada 7 yıldır uygulanıyormuş. Okuyun, araştırın, doktorunuza danışın ve yaptırın derim ;) Koruyuculuğu diğer tüm aşılar gibi %100 olmasa da içimi rahatlattı...

Güncelleme...

Eczacı bir arkadaşımla da bu konuyu konuştuk ve onun verdiği bilgileri aynen aktarıyorum;
''Türkiye'de en çok rastlanan menenjit türü pediatrik akut bakteriyel menenjite en çok meningokoklar sebep oluyor ve genellikle 5 yaş altı çocukları vuruyor..5 yaş altı çocuk ölümlerinin 10'da biri bu yüzden...yüksek bir oran bir ülke için. Menenjit beyin ve omurilik zarlarında iltihaplanmaya veya meningokoksemi denilen kan enfeksiyonuna yol açıyor.Menactra 9 ay-11 yaş arası çocuklar için uygulanan ve uzun çalışmalar sonucu ruhsatlandırılmış..Dünyada aşı üretiminde lider olan Sanofi Pasteur'un aşısı.İlk doz 9-23 ay arası yapılmalı.İlk dozdan sonra hastalığa yakalanma riski ortalama %90 oranında azalıyormuş yapılan çalışmalarda.Neisseria Meningitidis bakterisinin sebep olduğu menenjit 24 saatte öldürebiliyor bir çocuğu..İlk doz yapıldıktan 30 gün sonra 2. doz uygulanmalı.Eğer 2 yaşın üzerindeyse tek doz uygulanabiliyor..

Bence hiç tedirgin olunmamalı. Bu aşıyı diğer aşılarla eş zamanlı veriyorlar; karma MMRV (kızamık,kabakulak,kızamıkçık,su çiçeği aşısı) veya konjuge pnömokok aşısı PCV7 ile uygulandığında % 81-98 arası koruma sağlıyormuş. Menactra PCV7'nin etkinliğini azaltmıyor,bilimsel verilere geçecek bir etki değil bu,diğer karmaya kanıtlanan hiç bir bağışıklık etkisini azaltma gibi bir veri yok zaten. Bence menenjit aşısı diğerlerinden biriyle uygulanmalı,sakınca yok..Daha önce 5'li karma aşı içinde menenjit aşısı olduğu için Menactra'ya gerek olmadığını düşünenler olabilir..Menactra farklı bir bakteri türüne hitap ediyor,dediğim gibi Türkiye'de en fazla rastlanan bakteriyel kökenli menenjite yani..O yüzden 5'li karma olan çocuklara da uygulanabilir. Fiyatı son haliyle 155 TL civarı.''

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Defne=AŞK



Zar zor vakit bulup yazıyorum tabii bu normal bir saat değil gecenin 3'ü :) Şu anda yazmazsam bu hafta fırsat bulup tekrar bilgisayar başına oturamam yoğun geçiyor malum ramazan ayındayız...
Bu dönem en çok üzüldüğüm Defne oluyor, yemek davetleri, temizlik ve vaktimin büyük bir kısmı Uras ile geçiyor.Defne için yapabildiğim emzirmek, alt değiştirmek gibi temel ihtiyaçları ki bu bile aksıyor zaman zaman...Fakat herşeye rağmen sessizce bekliyor, kendi halinde oyunlar oynayıp duruyor.Uykusu geldiğinde parmağını emip uyuyor, uyanınca oyuna devam.
Aklım sürekli onda ve müthiş vicdan azabı çekiyorum, günler böyle geçiyor :( Gün 48 saat olsa ona da bol bol zaman ayırsam oyunlar oynayıp eğlendirsem...

Şöyle bir şey var ki; kalbim Defne'nin aşkıyla dolup taşıyor.Bayılıyorum, aşkım, canım herşeyim o, müthiş hayranım her zerresine aşığım.Durum böyleyken ona doya doya sarılacak zaman bulamamak ne acı...

Kendime her gece söz veriyorum sabah uyanıp hiç bir şey yapmadan günümü sadece çocuklarımla oynayarak geçireceğim diye ama mümkün mü? Hayır tabii ki...Nasıl düzelecek her şey, çözüm nedir bulabilsem...

Uras kreşe gitmiyor, eve gelen yardımcılarla anlaşamıyorum, ben hepsine yetemiyorum...

Kızım seni çok seviyorum, gözlerine baktığımda beni anladığını düşünüyorum ;) Söz sana çok daha fazla zaman ayırıp o şahane kokunu daha fazla içime çekeceğim.




10 Temmuz 2013 Çarşamba

Uras Neler Yapıyor?



2 Yaş Sendromunu atlatıp normale döndü :) Şimdilerde konuşmayı iyice öğrenip uzun uzun cümleler kuruyor.İletişim sıkıntısı yok artık herkes ne konuştuğunu anlıyor.Yalnız bu dönem her çocuk aynı mı bilmiyorum ama bizimki 1 saniye dahi susmuyor.Uyumadığı süre sürekli konuşuyor, hamilelik döneminde bu yüzden ağlamışlığım var :) Düşünsenize aynı cümleyi ard arda 10 kez tekrarlayıp hiç susmadan yanınızda konuşan birini, sinirlerim bozuluyordu.Her soruya cevap veriyorum, onu dinliyorum yüzüne bakarak konuşuyorum öğretiyorum.Sürekli onunla ilgileniyorum, bebeğin şimdilik sadece temel ihtiyaçlarını giderebiliyorum. Akşam babası işten geldiğinde Uras'la bir süre dışarı çıkıyorlar o saatlerde Defne'yle oynayabiliyorum.

Yemeğini yiyebiliyor fakat maalesef hamilelik döneminde çok ilgilenemediğimden çevremizdekiler çikolata sakız gibi tatlara fazlaca alıştırdılar. Şu anda Uras yemek seçmeye başladı bu yüzden, çikolata gibi bir lezzeti tattıktan sonra kerevizi yer elmasını yedirmem mümkün mü?
Siz siz olun kontrolü elden bırakıp çocuğunuzu tatlı yiyeceklere alıştırmayın, zararları bir yana sebzeden uzaklaştırıyor.
Ancak geçenlerde zeytinyağlı enginar pişirdim yemeğin yanına kişi sayısına göre, Uras oturup hepsini tek başına yedi ben mutluluktan bulutların üstündeydim.Hemen dondurucuyu enginarla doldurdum, mevsimi geçiyor ama ben stoktan yedireceğim.Bazen böyle şaşırtabiliyor ama genel olarak et seviyor babası gibi :)

Şimdilerde çok hızlı öğreniyor her şeyi, bunu değerlendirip İngilizce derslere başladık evde, akşam babasıyla 1 saat çalışıyorlar. Bir çok kelimeyi öğrendi, 10 a kadar sayabiliyor. Aç/kapa, soğuk/sıcak gibi kavramları da öğretiyoruz. Bu konuda BBC setlerinden yardım aldık. Uzun zamandır da İngilizce çocuk şarkıları dinletiyoruz, videolar izliyor. Bunlarda da renkler, sayılar, hayvan isimleri öğrendi.

Aslında bu yaz yüzme kursuna götürmeyi planlıyordum da bebekle pek mümkün görünmüyor, sanırım seneye kalacak. Suyu çok sevdiğinden kısa zamanda öğreneceğini düşünüyorum.

Urasça dilini babası dosya hazırlıyor ama bende şu anda aklıma gelenleri kaydedeyim biz çok seviyoruz, büyüyüp kelimeleri doğru söylediğinde sevinmemiz gerekirken üzüldüğümüz zamanlar oluyor.Çünkü çok tatlı konuşuyor.Neredeyse her anını videoya çekiyorum büyüdüğünde o da izlesin. O videoları DVD ye aktarıyoruz, diskette saklı, bilgisayarda vs her yere kopyalıyoruz çünkü çok önemli yangında ilk kurtarılacaklardan :)


Dönep= Gömlek
Pantol= Pantolon
Otobit= Ayakkabı :)
İslat nenne= Islak mendil
Çuuuba= Çikolata
Öpel
Tiyon= TV
Uuufat= Mutfak


Şu anda bu kadar hatırlayabildim yine eklerim.Bu arada Uras'a bu ay menenjit aşısı yapıldı.Türkiye'ye yeni gelmiş; Menactra...Bu aşıyla ilgili detaylı bilgiler bir sonraki yazımda olacak.Belki doktorumuzla bu konuda röportaj yapabilirim.





9 Temmuz 2013 Salı

Tanıştırayım; Defne Hanzade ;)




Çok uzun süredir yazamadım oysa ne çok değişiklik oldu hayatımızda atlamadan zamanında yazmalıydım diye kendime kızıyorum sık sık...Fakat hamileliğim çok zor geçti canım bilgisayar başına geçip uzun uzun oturmak istemiyordu, zaten Uras'ta buna izin vermezdi. Çünkü 2 yaş teröründen nasibimizi fazlasıyla aldık. Uras bambaşka bir çocuk olmuştu saldırgan, tatminsiz, günde milyon kez hayır diyen dönemi yaşadık atlattık. Kötü tarafı hamileliğime denk gelmesiydi zaten oldukça hassastım Uras ağladıkça bende ağlıyordum. Şu anda hatırlamak bile istemediğim beni oldukça zorlayan dönemi kapattık.

Kızımız 4 ay önce 10 Mart 2013 tarihinde dünyaya geldi. İnanılmaz uyumlu, sakin ve şaşırtıcı derecede güler yüzlü beni hiç yormayan bir prenses ;)
O'nun dünyaya gelmesiyle bende hamilelik bunalımından kurtuldum, ilginçtir Uras'ta sakinleşti. Şu anda her şey çok güzel. Hep böyle devam etmesi temennisiyle...

Tabii doğumdan sonra zor günler geçirmedik değil, ilk 40 gün gaz sorunu uyku düzensizliği beni ben olmaktan çıkarmıştı.Uras'a tahammül edemiyordum çünkü çok uykusuz ve yorgundum.Doğumdan 20 gün sonra kreşe başlattık.İlk ay şahane geçti, sorunsuz gidip geliyordu, sonra sanırım sıkıldı her sabah evden çıkmamak için ağlayıp kendini yerlere atmaya başlayınca haftada bir kaç gün göndermeyelim benimle olsun dedim.Sonrasında yine uzun süren bir gribe yakalandı, geniz akıntısı başladı ve yine hastanede yatış!1 Hafta yattı ben bebekten dolayı yanında kalamadım babamız gündüz iş gece hastane derken çok yoruldu.Sonunda tam iyileşmeden taburcu olmasını talep ettik çünkü artık gündüz yanında kalacak kimseyi de ayarlayamadık.Evde ilaçlara devam edip Defne'ye bulaşmadan iyileştirdik.Umarım en azından bu yıl tekrarlamaz.

Uras kardeşini uzun süre yok saydı, görmezden gelip onunla ilgili konuşmadı bebek konusuna hep yorumsuz kaldı.Şimdi artık sahiplenmeye başladı fakat uzak duruyor ''bana dotunmasın anne'' diyor :)
Düşündüğümüzden kolay atlattık aslında, kıskançlık zarar verme gibi durumlar pek yaşanmadı.

Bebekten sonra kreşe vermek doğru muydu hayır değil aslında amaa ben gerçekten bakamıyordum.Gece bebek uyutmuyor, gündüz Uras uyutmuyordu.Zor günlerimde kreşte olması ikimiz içinde daha iyi oldu.2 aylık kreş maceramız oldu, hastalıktan sonra ara verelim dedik ama oldukça uzun bir ara oldu ne yapacağımız konusunda kararsızız.
Bir yanım devam etsin sosyalleşsin dese de diğer yanım anne kuzusu o daha yanımda kalsın zaten okula başladığında uzun yıllar sürecek, en güzel dönemlerini bensiz geçirmesin diyor.Zaten o da isteksiz, bilemiyorum...

Defne Hanzade'nin doğum ve isim hikayesini daha sonra yazacağım(umarım uzun ara vermem).2.kez anne olmak nasıl bir duygu diye soranlara şunu söyleyebilirim; ilkinden farksız aynı heyecan, aynı mutluluk, tek fark tecrübeli olmamız.
Mis kokulu kızım şu anda tatlı tatlı uyuyor, bir yandan izleyip bir yandan yazıyorum.Uyanık olsa ona baktığımı fark ettiği anda kocaman gülücükler saçardı :) Bayılıyorum gülüşüne meleğim, ömrün boyunca hep böyle gül, mutluluklar içinde uzun ömür diliyorum sana da Baby Uras'a da ;)